|
DIN...DIN...AYDIN
ÜZERİNE AYKIRI TEZLER. (Abartılı
bir toplum olduğumuz çok söylendi. Viyana kapıları, Katerine ve
Baltacı, Eurovision, futbol, Kaderizm vs. abartak hakkımız öyleyse.
“Bu yazıda sözü açılan aydınlar düş ürünüdür” dersem
abartmış mı olurum, varsayalım abarttım!) Geçenlerde
bir arkadaşımla aydınlarımızdan konuşuyorduk. Hatta bir ara Enis
Batur’un da kulaklarını çınlattık (Alternatif
Aydın’ı o da okumuş). Arkadaşımın adı mı? İnanmayacaksınız
ama Aydın! O günün gecesi kötü düşler gördüm, uyku tutmadı.
Bir gün sonra notlarımı karıştırırken şu satırlara rastladım; Ekonomik-politik’i
yutarlar ve de unuturlar (şimdi bayram seyran demeden çıkan bir
gazetenin ekonomi eki’ni biriktirip ciltletiyorlar)... Her türlü
tekel’e karşıdırlar ama Yeni Rakı’yı pek severler (Ortaköy’de
denize karşı; şefin tavsiyesi)... Yalnızca kendi yazdıkları
dergleri ve gazeteleri okurlar... Dil bilirler ama çeviri yapmazlar (ya
da türkçe üzülüp ingilizce ağlarlar)... Telesekreterlere konuşmayı
sevmezler hepsinin telesekreteri vardır... En uygunsuz zamanlarda çağrı
cihazlarının sinyalini duyabilirsiniz (bip!Bip!)... Hislidirler, varlıklarını
his’se senetlerini yatırırlar... Kültür emperyalizmine şiddetle
karşıdırlar, Bosch/Chanel 5/Grey Flannel/Lewis/Armani iyidir. Şiir
kitaplarının yüzüne bile bakmazlar ama kütüphanelerinde mutlak bir
cinsel kültür ansiklopedisi bulunur (genellikle resimli)... Jazz
severler ama evde gizli gizli sazz dinlerler... Her çeşit lotaryaya
karşıdırlar, Çarkıfelek’in F’sini kaçırmazlar... Okurken ya
da yazarken sık sık Larousse’a bakarlar... Burçlarla ilgilenmezler,
yemek yapmazlar ama takma adla burç ve yemek kitapları yazanlar da görülüştür.
Düz yolda yürüyemedikleri halde Cağaloğlu yokuşunu inip çıkmayı
çok iyi becerirler (kimileri de İkitelli’ye dek jogging yaparlar)...
Kadın haklarını gözetirler, sekreterleri genellikle güzel ve bekar
kızlardır (sahi neden erkek sekreter yoktur?)... John Player
Special’in adının, J.P.Sartre’dan geldiğini sanırlar... Adlarını
telaffuz edemedikleri yazar ve düşünürleri sevmezler (Ör;
Foucault...) Aile planlamasının gerekli olduğu görüşünde birleşirler,
iş prezervatif kullanmaya gelince (Amor dikkat özel hayattır
girilmez!)... Çocuklarına çizgi film kasedi armağan ederler,
kendilerine miki!... Gazetelerin spor sayfalarını okumazlar, bulmacayı
hiç kaçırmazlar (beyin sporu!)... Bir tek satır Shakespeare okumadıkları
halde tiyatro konusunda uzmandırlar... Mangalda kül bırakmadıkları
halde bir fincan kahve pişiremezler... Polisten hoşlanmazlar, yollarını
kaybettiklerinde polise adres sorarlar (!)... Kimileri kitaplarını
kendileri yakarlar (ama 10 yılda bir)... Vergi vermezler, devlet
dairelerine gitmeye çekinirler, kötü vatandaşı aydın sanırlar...
Devlete kuşku ile yaklaşırlar, vergi iade fişi toplarlar...
Muhaliftirler, ama iktidar partilerine oy verirler... vs... Notlar
böylece sürüp gidiyordu, kötü bir düş gibi. Uzatmaya gerek yok.
Alınanlar olabilir. Kim mi? En başta ben tabii. Hem hangimiz (yaşama
ve insanlara karşı) küçük gibi görünen sakarlıklar yapmıyoruz
ki?
|